Siyaset

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Habertürk’te soruları yanıtladı

Habertürk’te soruları yanıtlayan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmede seçim sürecinin müzakere ettiklerini anlattı Habertürk’te moderatörlüğünü Serap Belet’in yürüttüğü programa katılan BBP Genel Başkanı Mustafa..

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Habertürk’te soruları yanıtladı

Habertürk’te soruları yanıtlayan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmede seçim sürecinin müzakere ettiklerini anlattı

Habertürk’te moderatörlüğünü Serap Belet’in yürüttüğü programa katılan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Habertürk yazarı Nagehan Alçı ve gazeteci Faruk Aksoy’un sorularını yanıtladı.

Destici’nin konuşmalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“CUMHURBAŞKANIMIZLA HER FIRSATTA GÖRÜŞÜYORUZ”

Elbette ki Cumhur İttifakı’nın genişlemesinden memnuniyet duyarız. Cumhur İttifakı’nın ilkelerine sahip çıkan, içselleştiren her parti ve vatandaşımız ittifaka gelebilir. Devletin varlığı, milletin bütünlüğü, istiklali ve istikbali. İnşallah görüşülen partilerimiz de ittifakın içinde yer alır. Cumhurbaşkanı ile görüşmemizden önce heyetlerimiz toplam 3 görüşme gerçekleştirmişlerdi. O görüşmelerden sonra sayın Cumhurbaşkanımızla görüştük. Zaten normalde her fırsatta görüşüyoruz. Daha önce deprem bölgeleri ziyaretleri yapmıştık. Orada da uçakta gelir giderken sohbetlerimiz oldu. Bu seçimlere ve ittifaklara yönelik görüşmeydi.

“ADAY AÇIKLANMASINDAN SONRA 2 BİN VİDEO GİRİLMİŞ”

 

Hem genelle ilgili düşüncelerimizi ifade ettik; yani Cumhur İttifakı seçime hazırlanmalı? Kamuoyunda gördüklerimiz. Mesela karşı tarafın müthiş bir algı operasyonu var. Kemal Bey’in adaylığının ilanından sonra sosyal medya hesaplarına 2 bin yeni video girilmiş. Videolardan bir kısmı Kemal Bey’i desteklerken bir kısmı Cumhur İttifakı’na dair olumsuz yayınlar. Bizim oradaki algıyı tersine çevirmemiz lazım; çünkü gerçeği yansıtmıyor. Diyarbakır annelerini ziyaret ettim. Anne ve babalarının feryadını görüyorsunuz. ‘Benim çocuğum şuradan gitti’ diyor. 16-17 yaşında götürülmüş çocukl Binlerce şehidin kanında eli olan, gençleri uyuşturucuya alıştıran bir terör örgütünün siyasi uzantısıyla iş yapmak, desteğini istemenin bir diyeti olur. Bu diyeti CHP ve onun yöneticileri ödemiyor. Mehmetçiğimiz, analar babalar ödüyor. ‘Bunu kim yapıyorsa, hem bu dünyada hem ahirette vebali vardır’ dedim. Cumhuriyette manşet; Destici dedi ki: CHP’ye oy vermenin dünya ve ahirette vebali vardır… Bunu da televizyoncular yapıyor.

“BDP İLK DEFA BARAJSIZ OLARAK BİR SEÇİME GİRECEK”

Aşağı yukarı 2 senedir Cumhur İttifakı çatısı altında kendi partimiz ve amblemimizle yer alacağımızı kamuoyuyla paylaştık. Bütün teşkilatımızı buna hazırlıyoruz. Sloganlarımızı belirledik. Hedefimiz Cumhurbaşkanımızın kazanması. İki ayaklı bir seçim. Önemli olan birinci ayağı. Sayın Cumhurbaşkanımız da BBP nasıl katılmak istiyorsa, o şekilde katılabilir diye beyan ettiler. BBP seçimine girdiğinde ilk defa barajsız seçime gidecek. Bu teşkilatlarımızı inanılmaz motive ediyor.

“PKK SEMPATİZANLARI PUSYA YATMIŞ SEÇİMİ BEKLİYOR”

Seçimi çok kritik görüyoruz. Cumhur İttifakı’nın bu seçimi kazanması için elimizden gelen herşeyi yapacağız. Bizi endişelendiren gelişmeler var. Kemal Bey’in nezaketi var. Birbirimizi cenazelerimizde ararız. Ben kimseye hakaret etmem. Eleştirilerimi şahsileştirmem. Siyasi olarak değerlendirdiğimde Kemal Bey’le elbette en ağır eleştirilerimi yaparım. Bana göre en yakın cari tehdit, Suriye’nin kuzeyinde cari PKK yapılanmasıdır. Kemal Bey, ne diyor, “Suriye’nin kuzeyinde bir başkası olacağına PYD olsun” diyor. PYD’nin PKK olduğunu bilmiyorlar mı? Ben bölgeyi gezdim. Şunu gördüm. HDP’nin kitlesi, PKK’nın sempatizanları pusuya yatmışlar. HDP 6’lı Masa ile seçimi kazanacak, kayyumlar kaldırılacak, belediyeler HDP’ye teslim edilecek. Bölgede PKK hakimiyeti ele geçirilecek. Pusuya yatmışlar bunu istiyorlar. Adam açıkça söylüyor, gelirsek kayyumları geri vereceğiz diyor. Ortak metinde bu yok mu?

 

“ANAYASA MAHKEMESİ HDP’Yİ KAPATMAYABİLİR”

Birkaç ay önce bloke kararı verilmişti, doğru ve yerindeydi. HDP kapatılırsa para gitmiş olacaktı, para geri alınamayacaktı. Şimdi ne değişti de, o gün hayır diyen üyeler bugün evet dedi. Bana göre değişen şu; gördüğüm şayet kapatma kararı verilmezse, ben hukuki olarak yüzde 100 kapatılması gerektiğini ama bu AYM’nin kapatmayabileceğini düşünüyorum. Eğer kapatma kararı verilmezse tamamen siyasi karar olur. Velev ki kapatmadılar, Hazine’den mahrum bırakma cezası verdiler. O parayı alamazlarsa o zaman hadi kendileri ödesin bakalım o parayı!

“HDP İLE İTTİFAKI GÖRMEK İSTEYENLER İBB’YE BAKSINLAR”

Resmi değil ama fiili ittifakları var. Zaten HDP 6’lı Masa İttifakı’nı görmek isteyenler İBB’ye baksınlar, labaratuvar orası. Siyasi paylaşımdan bahsediyorum. İBB’de, İzmir Belediyesi’nde bunların olduğu herkes biliyor. Meral Hanım’ı da samimi gelmiyor. PKK eşittir HDP diyor. Peki senin Cumhurbaşkanı adayın PKK ile görüşüyor. Sen buna nasıl evet diyorsun. Efendim ‘görüşebilirmiş de masaya bir şey getiremezmiş’. Getirmiş zaten adam. Meral Hanım’da ışık görmeseler, terörist Demirtaş diyebilir mi ‘Ben kahvaltıya geleceğim’ bana niye demiyor. 37 kişinin katilinin azmettiricisine, PKK bayrakları altında miting yapıp, Doğubeyazıt’ta ‘Burada devlet kuracağız göreceksiniz’ diyen terörist olmaz da ne olur sizce?

 

“SAYIN KILIÇDAROĞLU VE CHP, PYD’Yİ TERÖR DEVLETİ GÖRMÜYOR”

6’lı Masa’da zoraki oluşturulmuş birliktelik var. Sana bakanlık, sana da cumhurbaşkan yardımcılığı denmiş. Yarın seçim bittikten sonra bunların hepsine göreceğiz. Hedefine ulaşmak için şu anda herkese herşiy verebilecek, tavizler veriyor gözüküyor şu anda Kemal Bey ya da vaatler veriyor. Bizim ittifakımız bu anlamda pazarlık masası, noter masası ittifakı değil. Sayın Akşener orayı daha önce noter masası olarak ifade etmişti, daha sonra pazarlık yapıldı ve pazarlık masasına dönüştürüldü. Sayın Kılıçdaroğlu kazanırsa, 6’lı Masa kazanırsa, Suriye’nin kuzeyinde bir terör devletine kurmalarına bir itirazı olmayacak. Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP, PYD’yi terör devleti görmüyor.

“KIZILAY’IN ÇADIR SATMASI KABUL EDİLEMEZ”

Kızılay’ın bu ortamda çadır satmasını, kime satarsa satsın bunu kabul edemem. Bu doğru değil. Elinde ne çadır varsa hepsini sevk edeceksin. insanlar orada soğuktan donuyordu. Bu kabul edilemez. Ben iki tweet attım. 150 yılı aşan tarihiyle Kızılay’ın herhangi bir tartışmanın nedeni olmaması gerekirdi. Gözbebeğimizin Kızılay’ımızın yönetimi ve başkanın sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini düşündüğümü söyledim. Her şartta Kızılay Başkanı’nın sorumluluğunu yerine getirmesini bekliyorum.

“BURSASPOR’UN TARAFTARI VATANSEVERDİR”

Şu anda netleşmiş, paylaşılmış, Cumhur İttifakı’nın üzerinde anlaşılmış bir karar varılmış slogan ya da süreç henüz başlamadı. Bu kampanya görevlilerimizin, medya görevlilerimizin ortak yapacağımız çalışma, söylem, sloganlar ilgili düşüncelerimizi paylaştık. En son seçim 4 puan farkla bitmişti. 52’ye 48. Normalde 2 puan aslında. Seçimi 2 puan belirlemiş. Bunun üzerinde bir fark oluşmayacağını düşünüyorum. Cumhurbaşkanı adayları bugüne kadar hep yenilmiş. Bunu atlamasınlar. Deprem sonrasında stadyumda olan nümayişler, en son Bursa maçında ortaya çıkan hadiseler. Bursaspor’un bir etnisiteye karşı bunu yaptığını kabul etmiyorum. Diyarbakır’da açıklama yaptım. Bir kere Bursaspor taraftarı vatansever, milletperver bütün milletimiz gibi. Sakaryaspor-Kocaelispor maçında da olaylar çıktı. Diyarbakır’da bana dediler ki, ‘Şanlıurfaspor buraya maça geldi. Otelde kalamadı’. Polis evinde kalmış.

“DEVLETİ YÖNETENLERİ TÖHMET ALTINDA BIRAKIR”

Orada asılan fotoğraflar, figürler. Bunların asla Bursaspor taraftarının aklı olduğunu düşünmüyorum. Burada bir el devreye girdi. Eski derin devlet diye ifade edilen, Gladyo’nun iş başında olduğu. Devlet bunu ortaya çıkarmalıdır. Bu Diyarbakır takımına değil devleti yönetenleri töhmet altında bırakan bir şeydir. Kime yarar diye baktığımızda bu PKK’nın siyasi şubesine yarar. Her takımın seyircisi takımını destekler gerektiğinde protesto edilir. İspanya’da da bu yapılır mı yahu! Sen bunu İspanya’ya taşımışsan, kendi hükümetini, ülkeni, devletinin yöneticilerini itham eden sloganlar atıyorsan o zaman ben bunu normal karşılamam.

“MAĞDURİYETLERİN GİDERİLMESİ GEREKİYOR”

500 bin üzerinde sözleşmeli kadroya kavuştu. EYT’de emeklilik hakkına kavuştu. Pekçok düzenleme oldu. Şu anda vergi barışı diye ortaya çıkaran pekçok cezalara af ya da taksit düzenleme geçti. Sözleşmeli öğretmenler var. Sağolsun Cumhurbaşkanımızla, Milli Eğitim Bakanımızla konuştum. Aynı şey fahri Kuran Kursu için geçerli. Bunların kadro talepleri var. Bağkur’lular, staj mağdurları, kamu şefleri var. Burada birçok şey yapıldı. Arada gözden kaçmış olanlar var. BBP olarak teklifimiz seçimden önce torba yasa ile haklı taleplerin konulması lazım. Mağduriyetlerin giderilmesi gerekiyor.

“PARTİLERE VERİLECEK PARALARLA 20 BİN EV YAPILIR”

Enflasyonda hafif de olsa aşağı gidiş var. Önceliğimiz depremde olması lazım. Bizden önce Pakistan Başbakanı, Başbakanlık Fonu oluşturdu. Bize gönderdiler. Ben de bütün milletvekillerimiz en az bir maaş dedim. Kemal Bey, Meral Hanım herşeyi dillendiriyorlar, neden konuşmuyorlar. Bu iki seçimde 5 partiye verilecek para 10 milyar. Buna 20 bin ev yapılır. Üst düzey bürokratlar bir maaşını versin. TÜSİAD ne kadar yardım etti, bilmiyorum. Zenginler kulübü. Başkanını da tanırım, muhabbetimiz var. Fenerbahçeli. ASKON’u, TÜRK-İŞ’i duydum, TÜSİAD’ı duymadım. Ne kadar yardım yaptılar bilmiyorum.

“KURUMUN BAŞINDA HATA YAPMIŞSA BEDELİ ÖDEMESİ LAZIMDIR”

Şu anda uygulanan ekonomik modelini doğru buluyorum. Sayın Babacan’ın daha önce Türkiye’yi borçlandırarak, yüksek faizle para getirmesinin sancılarını çekiyoruz şu anda. Benim sadece ekenomiyle değil tüm kadrolarla ilgili halkımızın bazı kesimlerden haklı şikayetleri var. Ehliyet ve liyakat konusunda sıkıntılı olan yerler ve durumlar var. Bunun esas alınması gerekiyor. Kurumun başındaki bir kişi hata yapmışsa, kurumu itibarsızlaştırıyorsa, hükümete, devlete bir maliyeti varsa onu ödemesi lazım. Türkiye’nin yetişmiş insan sıkıntısı yoktur. Hata yapanlar için söylüyorum, başında bulunduğu kurumu itibarsızlaştıranlar için söylüyorum. Buradan hem kurum zarar görüyor, hem millet rahatsız, hükümet ve Cumhurbaşkanı da zarar görüyor. Bunları muhatabıyla paylaşıyorum, ‘yanlıştır’ diyorum. Bakanlarımızla paylaşmamız gerekeni bakanlarımızla, kurumlarla ilgili kurumların başıyla görüşüyorum.

“KILIÇDAROĞLU SİYASİ İSTİKRARSIZLIĞA SÜRÜKLER”

Ben adayın Kılıçdaroğlu’nun olduğunu burada aylar öncesinde söyledim. ‘Adaydır, hakkıdır, masayı kurmuştur ve adaydır, bundan rücu etmeyecektir, bu kesin’ dedim. Benim bildiğimi masadaki diğer başkanlarının tahmin etmemesi mümkün değil. Süreci niye buraya getirdiler bilemiyorum. Masa içerisinde en büyük partinin genel başkanı olduğu için doğru. Ama ben Sayın Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olursa Türkiye’yi kaosa sürükleyeceğini düşünüyorum. Türkiye’yi siyasi istikrarlığa sürükleyeceğini düşünüyorum. İnşallah bunu görmeyiz. PYD ile ilgili söylediklerinden HDP ile işbirliğinden dolayı söylüyorum bunu. Biz koskoca Balkanları 2 senede kaybettik. Gözümüzü açtık kapadık kaybettik. 6’lı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayı ‘güneyimizde başkası olacağına PYD olsun’ diyor.

“İMAR DÜZENLEMESİ TEKLİFİ VERDİK”

Verdiğimiz kanun teklifi imar affı veya imar barışı değil. İmar düzenlemesi teklifi verdik. Dedik ki, kaçak yapılar belirlensin teknik olarak imara, iskana uygun, depreme dayanıklı olanlar, Türkiye’nin konut ihtiyacı da var, gerekli yasal işlemler yapılarak resmiyet kazandırılsın, çürük olan yıkılsın. Gerekirse anayasal düzenleme yapılsın. Türkiye’de herkes inşaat yapıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım. Özellikle kaba inşaat. Bunlar kesin lisanslı olması, uzmanlar tarafından yapılması lazım. Her şey devletin kontrolü altında olmalı, vatandaşını çürük eve sokmamalı.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL