Bayraklı

Bayraklı’da gündem ‘yatırım’ ve ‘deprem’… CHP ve AK Parti karşı karşıya!

Bayraklı Meclisi Eylül ayı olağan meclis oturumuna CHP ve AK Parti grubu arasında ilçede hayata geçirilen/geçirilemeyen projeler konusu sebebiyle yaşanan tartışmalar damga vurdu. İki grubun karşı karşıya geldiği tartışmalarda deprem..

Bayraklı’da gündem ‘yatırım’ ve ‘deprem’… CHP ve AK Parti karşı karşıya!
Bayraklı Meclisi Eylül ayı olağan meclis oturumuna CHP ve AK Parti grubu arasında ilçede hayata geçirilen/geçirilemeyen projeler konusu sebebiyle yaşanan tartışmalar damga vurdu. İki grubun karşı karşıya geldiği tartışmalarda deprem ve sonrasında yürütülen icraatlar ve yatırımlar konusu da vardı.

Oktay GÜÇTEKİN / EGEDESONSÖZ – Bayraklı Belediyesi Eylül ayı olağan Meclisi’nin ikinci oturumu gerçekleştirildi. Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’ın yokluğunda meclis oturumuna Başkan Vekili İrfan Önal başkanlık yaptı.

Meclisin gündeminde ise deprem ve yatırımlar vardı.

DEMİR: HİZMET YAPSIN TEŞEKKÜR EDERİZ AMA…
Gündem dışı konuşmalarda söz alan AK Partili Meclis Üyesi Emre Demir, “Belediye başkanıyla konuşmak isterdik ancak son dönemlerde boşluyor meclisi. Kendisini her şeye hastalıklı bir halle eleştiri getirmeye çalışan insanlar var.

Çünkü teşekkür etmek gibi bir durumu bilmiyorlar. Bu nedenle devletin Bayraklı’ya yatırımı sıfır diyebilirler. Olmadığı için kredi ile ilgili çalışma yapılacaksa devlet yapar, Türkiye’de devlet ölmüş mü der.

Yapılanı görmeden, yapılana teşekkür ve takdir etmeden siyaset yapmamalıyız. Serdar Sandal yarın bir hizmet yapsın biz kendisine Bayraklı adına teşekkür ederiz. Yaptığı hiçbir hizmet olmadığı için çıkıp projeleri gezelim demiyorsunuz” dedi.

APAYDIN: TEŞEKKÜR EDİN YETERLİ
Demir’in sözlerine yanıt veren CHP Grup Başkanvekili Şentürk Apaydın, “Sayın başkanımızın repertuarında teşekkür olmadığına dair söylemi oldu. Başkanımız konuşmasında meclis üyelerinin katkıları ile sorunlar devlet kanadında çözüldüğünde gidip teşekkür etti.

Yapılanı unutmuyoruz.

Denetim komisyonunda olan arkadaşımız araç kiralama bedellerinin düşük olduğunu söyleyerek gidip o araçlar yok demesine rağmen araçları yerinde görünce teşekkür etmiştir. Doğru işler olduğunu sizde kabul edin ve teşekkür edin bu yeterli” ifadelerini kullandı.

TOPTAŞ: BAKANLIĞA TEŞEKKÜR EDEMİYORUZ
Apaydın’ın ardından söz alan CHP’li Mehmet Toptaş ise, “Büyük bir deprem yaşadık. Ağır, orta ve az hasarlı birçok deprem mağduru var. Ben iktidara teşekkür etmek isterdim ancak edemiyorum.

Eksik çok. İller Bankası Konya’ya verdiği araç kadar tüm CHP’li belediyelere araç vermedi. Deprem oldu, yollar, evler mahvoldu ancak Çevre Bakanlığı’ndan tek bir araç gelmedi. İzmir verdiğinin 10’da 1’ini alsa ayağa kalkar ancak bunlar verilmiyor.

Bayraklı Belediyesi olarak ben Çevre Bakanlığı’na teessüflerimi iletiyorum. Bu nedenle teşekkür edemiyoruz. Biz belediye imkanları ile vatandaşlarımızdan gelen yardımları depremzedeler çok güzel dağıttık. Biz yaraları sardık. Bu depremi siyasi malzeme yapmayalım. Gelin bakanlığa rica edelim, İzmir’e biraz yardım etsin” diye konuştu.

AKTAŞ: BAYRAKLI BELEDİYESİ’NİN ARACA İHTİYACI YOK
AK Parti’den söz alan Grup Başkanvekili Abdullah Aktaş, belediye tarafından Tunceli’ye yapılan araç hibelerini eleştirerek şunları söyledi: “Geldiği günden beri verdiği bir vaadi yerine getirmemiş, bir tane hazır binayı çevirip kreş yapmış, olan düğün salonlarını kapatmış, kadın basketbol takımını satmış…Tabii ki eleştiriler yapılacak ve bunun karşılığında yapan da yaptıklarını söyleyecek. Yaptığınız bir şey varsa sizde bizi gezdirin. Yaptığınız 30 vaadin hangisini gerçekleştirdiniz gidip görelim.

Bize iddia ettiğiniz yüzde 70’i değil onun yüzde 10’unu gösterin yeterli. Başkan yapmadığı şeyleri afişle çok iyi yönetiyor. Araç hibe edilmediği söyleniyor ancak Bayraklı Belediyesi’nin araca ihtiyacı yok ki. Bayraklı Belediyesi’nden Tunceli’ye gönderilen araçlara keşke dur deseydiniz. Araç yok deniliyor ancak 5 araç Tunceli Belediyesi’ne gitti.

Neden araçlar gitti? 30-40 yıllık araçlar değil bunlar 2016-2012 model araçlar gitti. Elbet araç hibe edilecek ancak hem hibe et sonra araç bize gelmiyor de.  Neden sadece Tunceli’ye gidiyor? Başka memleket yok mu? Başkanın 4 yılı oldu ve başka hiçbir yere araç gönderilmedi” dedi.

ÇAMUR: MANİPÜLASYON YAPILIYORSA BUNA KARŞI ÇIKARIZ
Cumhuriyet Halk Partisi sıralarından söz alan meclis üyesi Gamze Gül Çamur, Aktaş’a yanıt vererek “Ülkemiz şu anda yol bozuk olduğu için 0 araç alamayan da var, okullar açılacak 50 liralık okul çantasını nasıl alacağını düşünen vatandaş da… Arada bu kadar fark var. Biri yol bozuk diye 0 araç alamıyor. Diğeri okul çantası alamıyor. Belediyeler de böyle.

Bazı belediyeler bol keseden yatırımlar yapabiliyor, bazıları da yaptığı yatırımları ya yarım bırakmak zorunda kalıyor ya da hiç başlayamıyor. Biz belediyedeyiz, yerel belediyecilik yapıyoruz.

Biz iktidar partisiyiz ve iktidarız; siz muhalefetsiniz ve siz de muhalefet yapacaksınız. Ama bunu yapıyorken Türkiye’den bağımsız düşünemeyiz. Kendi ekonomik özgürlüğü olan kendi bütçesini istediği gibi hazırlayabilen bir belediye değiliz. Farklı cumhuriyette değiliz. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ilçesiyiz.

Bazı konularda merkezi hükümete bağlı, bazılarında da meclis kararnameleriyle yürüttüğümüz bir şeklimiz var. Başkanımıza sürekli eleştirilerde bulunuyorsunuz vaatler hakkında.

Bizim aman aman bütçelerimiz var da biz bütçeyi har vurup harman mı savuruyoruz? Biz Bayraklı halkının teveccühü ile 3 dönemdir iktidar olarak görüldük. Başkanımız da görevini layıkıyla yapıyor.

Başkanımız bir lira harcadım derken ironi yaptı. Deprem siyaset malzemesi olduğu için ben üzülüyorum. Devletimizin, anadır babadır dediğimiz bir kurumun yapmış olduğu yatırımları bir lütufmuş gibi bize sürekli dikte ederseniz bu olmaz.

Habire biz şunu bunu yaptık demesini Bayraklı halkı adına acı buluyorum. Devlet ana babaysa tabi ki elinden geleni yapacak, lütuf gibi de bizim önümüze sunmamalıdır. Bizim eksiklerimiz varsa bununla ilgili bütçemizden ve ülke şartlarından farklı bir yol güdemeyiz. Biz genel siyaseti de yerel siyaseti de konuşacağız, eksiklerimiz varsa kabul edeceğiz, manipülasyon yapılıyorsa buna da karşı çıkacağız” ifadelerini kullandı.

HIZAL: DEPREMİ SİYASET MALZEMESİ YAPAN SERDAR SANDAL’DIR
AK Parti’den söz alan Meclis Üyesi Özgür Hızal, eleştirilerini Başkan Sandal’a yönelterek “İktidarımızı, partimizi  ve hükümetimizi bir takım hususlarda eleştirdikleri için bazı konularda cevap verme ihtiyacı duydum.

Deprem ve doğal afetler tabii ki siyaset malzemesi yapılacak konular değildir. Biz Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın TOKİ eli ile Bayraklı’da yapmış olduğu ve sizin sürekli yapamayacak eleştirileri getirdiği ancak bizim çok kısa süre içinde yapıp teslim ettiğimiz konutları lütuf olsun diye yapmadık.

Biz 21 yıllık iktidar olan siyasi partinin temsilcileri olarak meseleye öyle bakmıyoruz. Sizinle bizim aramızdaki temel bakış açımız da bu. Görevi olduğu için ilgili merciler bu işleri yaptı.

Bakanlığın göreviydi yaptı, TOKİ’nin göreviydi yaptı. Bizim sürekli dile getirmemizin nedeni bu kurumu yöneten Belediye Başkanı Serdar Sandal’ın her sıkıştığında yapılan icraatlar ile ilgili doğru olmayan bilgiler vermesiydi.

Depremi siyaset malzemesi yapan Serdar Sandal’dır. Hele ki karşısında gazeteci, partili bir kitle varsa şirin gözükmek adına doğru olmayan bir takım bilgiler ile toplumu yanıltıyor.

Bize de o zaman bir görev düşüyor ve toplumu bilgilendiriyoruz. Bayraklı Belediyesi’nin son 3 yılda kullandığı bütçe 900 milyon. 1 Milyara akın. Dünya piyasalarında yaşanan bir takım dalgalanmalar oldu, fiyat artışları oldu, bundan Bayraklı da etkilendi.

Ülkemizin bir parçası olmadığını düşünen Serdar Sandal’dır herhalde. Kendisi de herhalde kendisine miras kalan bir kurumun başında oturmuyor, kamunun kaynakların harcıyor. Bu iş vizyon ve düşünme işi” dedi.

ÖNAL: LÜTUF DEĞİL 85 MİLYONUN VERGİLERİ
Son olarak söz alan Başkan Vekili İrfan Önal, Hızal’ın eleştirilerine yanıt vererek, “Başkanımız büyük bir olgunlukla aynı sözleri söylemenize rağmen tüm hepimizi sabırla dinliyoruz. Tüm vaatleri sayıyorsunuz.

Başkan da size olanları söylüyor. Mesele siyasetse bizim söyleyecek daha çok sözümüz var ancak biz insanların iyiliği için bu konulara girmiyoruz. Kredi konusunda bunu belediye demiyor, biz vatandaşların sorunun çözülmesi için kredi sorunun çözülmesini istedik.  Yıllarca deprem vergisi ödüyorsam ben bunun karşılığını da beklerim.

Ey devlet yıllardır vergimi alıyorsun, sen ne yapıyorsun dedik, kredi verin dedik yanıt yok. Sırça köşkünde siyaset yaparak halkın gerçekliği bilinmez. Belediye tüm personelleri ile 2 yıl deprem bölgesinde çalıştı.

3 vardiya orada hizmet üretildi. Bütün bunların maliyeti, insanların iş gücünü hesaplayıp matematiğe mi dökeceğiz? Biz belediyenin tüm imkanlarını aylarca orada seferber ettik. Belediyenin hizmetleri konusunda ekonomik nedenlerle geriye düşmüş olabilir.

Biz gelirken kimse yatağına aç girmeyecek dedik. Kendi yandaşlarımız kayırmak için çalışmadık.

Bunu yaparak 3 bina yapıp bazı yerleri peşkeş de çekebilirdik. Ancak biz vatandaşlarımıza yardım etmeyi tercih ettik. Deprem konutlarını yapamıyorsunuz. Devlet bu hizmeti yaparken lütuf değil, 85 milyonun vergileri ile yapılıyor. 900 milyon para girmiş yüzde 70’i işçi ücretlerine gidiyor” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL