Yaşasın Cumhuriyet
Yerel Siyaset

Çiğli Belediyesi önünde İşçilerden eylem

DİSK Genel İş Genel Merkezi’nin görevden alma kararı işçiler tarafından Çiğli Belediyesi önünde protesto edildi. Açıklamada “Arkamızda hiçbir güç bulunmuyor. Arkamızda sadece ekmek mücadelesi var. Haklılığımız var. Bizler CHP’yi protesto..

Çiğli Belediyesi önünde İşçilerden  eylem
DİSK Genel İş Genel Merkezi’nin görevden alma kararı işçiler tarafından Çiğli Belediyesi önünde protesto edildi. Açıklamada “Arkamızda hiçbir güç bulunmuyor. Arkamızda sadece ekmek mücadelesi var. Haklılığımız var. Bizler CHP’yi protesto etmedik. Etmeyiz. Depremzede kardeşlerimizin konut sahibi olmasına bizler de çok sevindik. Roman kardeşlerimizin derdinin dinlenmesini bizler de kutladık. Bizlerin önemli bir çoğunluğu CHP üyesi. Biz CHP’nin, Genel İş sendikasına “demokratik biçimde gösteri yapan işçinin temsilcisini nasıl görevden alırsınız?” diye sormasını isteriz” denildi.

Çiğli Belediyesi şirketi ÇİBEL A.Ş.’de çalışan bir grup işçi, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Bayraklı’da katılacağı program öncesinde protesto gösterisi yapmış ve etkinlik bitiminde arbede yaşanmıştı.

Olayın yankıları sürerken Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü ile CHP Çiğli İlçe Başkanı Mert Özcan, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etmişti. Açıklamada protestoda yer alan CHP’li üyeler hakkında disiplin soruşturması açılacağı duyurulurken DİSK Genel İş Sendikası ise belediyedeki üç sendika temsilcisini görevden almıştı.

Yaşanan gelişmeler sonrasında işçiler bugün Çiğli Belediye Hizmet Binası önünde açıklama yaptı.

 

İşçiler açıklamasında şunları söyledi:

“Çiğli Belediye işçileri olarak yaptığımız eylem farklı biçimlerde ve mecralarda tartışılıyor. Ne yazık ki, hak arama mücadelesini veren işçilerden çok herkes konuştu. Artık işçilerin de dinlenme vakti geldi de geçiyor.

Bizler durumun herkes tarafından anlaşılması için baştan sona sizlere açıklama yapma ihtiyacı duyduk. Ne yazık ki, yalan haber, iftira ile ekmek mücadelesine gölge düşürülmek isteniyor. Çocuklarımızın bir dilim ekmeği siyasi maceralara kurban ediliyor. Bu yaptığımız açıklama tam bu nedenle zorunluydu.

*Ülkemizin içinden geçtiği koşulların en can alıcı noktası ekonomi. Hiçbir işkolunda işçiler hatta kamu emekçileri bile geçinemiyor. Orta direk kalmadı. Ya çok yoksulsun ya çok zengin. Bugün enflasyon canavarı en çok işçi kesimini yiyip bitiriyor. İşçilerin de biraz rahat soluk alabilmesi için vermesi gerek en önemli mücadele: EK ZAM TALEBİ.

*Bizler Çiğli işçileri olarak yaklaşık bir aydır sözleşmemizin yenilenmesi için mücadele ediyoruz. Çünkü maaşlarımız asgari ücretin altında kaldı ya da asgari ücrete yaklaştı. Sütün 30 liraları geçtiği, temel tüketim maddelerine zamların geldiği bir zamanda bizim ücretlerimiz sabit kalmamalı. Bu işçiye açlığa, ölüme mahkum etmektir. GEÇİNEMİYORUZ.

*Sendikal mücadele müzakere demektir, uzlaşma demektir. Biz de baştan sona masaya otururken müzakere yapmak ve uzlaşmak üzere oturduk. Eylemleri hiçbir zaman amaç olarak görmedik. Hak arama mücadelesinde araç olarak görüyoruz. İşçi romantizm olsun diye mücadele etmez. Çünkü biz işçiler yoksullukla boğuşurken romantizme vaktimiz yok. Ancak işçi ekmek için hak için adalet için mücadele eder.

*İzmir’de sadece Çiğli Belediye işçileri eylem yapmak zorunda bırakılıyor. Tüm belediyelerde müzakere ve anlaşma yapılırken sadece Çiğli’de eylemler oluyor. Bunun nedeni açık: Utku Gümrükçü. Belediye başkanı seçildiği günden bugüne işçilere her zaman üsten baktı. Küçümsedi. Çiğli halkıyla işçiyi karşı karşıya getirmek istedi. İşçisine kucak açacakken, düşman olarak gördü. Yetmedi sendikamız Genel İş’in yetkisi düşsün diye başka sendikalara göz yumdu onlara yol açtı. Ama biz o işçileri de bağrımıza basarız çünkü onlar bizim sınıf kardeşimiz.

*Yaklaşık dört aydır işçileri oyalıyorlar. Ancak enflasyon oyalanmıyor. Açlık, yoksulluk, çocuğumuza vereceğimiz harçlık, kira, elektrik zammı oyalanmıyor. Bıçak kemiğe dayandı dedik dinlemedi. İmzala artık dedik dinlemedi. Sayın milletvekilimiz Ali Mahir Başarır’a hem dayanışma mesajlarını iletmek için hem de dertlerimizi anlatmak için işçiler olarak görüşmek istedik. Ancak denk getiremedik. İşçi arkadaşlarımızla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na derdimizi aktarmak istedik. Çünkü biliyoruz ki, Kemal Kılıçdaroğlu derdimizle dertlenecektir. İşte olaylar tam burada başladı. Buradan sonra anlatılanları dikkatle dinleyiniz:

*Günler öncesinden sayınKılıçdaroğlu’na dertlerimizi sorunlarımızı anlatmak istediğimizi hem belediye yönetimine hem de bağlı bulunduğumuz Genel İş 8 nolu şubeye belirttik. Her şey kayıt altında. Utku Gümrükçü bu olayı bildiği için o gün alana ve daha sonra etkinliğe gelmedi. Bizi CHP’yle karşı karşıya bırakmak istedi. Bizim haklı taleplerimizi dinlemek yerine manüpile edip kendisine siyasi operasyon çekildiğini idda etti.

*Arkamızda hiçbir güç bulunmuyor. Arkamızda sadece ekmek mücadelesi var. Haklılığımız var. BizlerCHP’yi protesto etmedik. Etmeyiz. Depremzede kardeşlerimizin konut sahibi olmasına bizler de çok sevindik. Roman kardeşlerimizin derdinin dinlenmesini bizler de kutladık. Bizlerin önemli bir çoğunluğu CHP üyesi.Haydi diyelim bir partinin Genel Başkanını protesto ettik, bu da işçiyi kötü göstermek için yeterli değildir. Biz CHP’nin, Genel İş sendikasına “demokratik biçimde gösteri yapan işçinin temsilcisini nasıl görevden alırsınız?” diye sormasını isteriz. CHP üyesi çoğumuz, partiye yakışan budur. TV 100’de Sadat reklamları nedeniyle işçilerin işten çıkarılmasına Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl gönlü razı olmazsa, işçi temsilcilerinin görevden alınmasına da razı olmaz. Çünkü bu hak, hukuk, adalet içindir.

*Genel İş sendikası dün demokratik olmayan bir karara imza atarak üç temsilci arkadaşımızı disiplinsiz davranma ve kendi başına hareket ettiği gerekçesiyle görevden aldı. İşçilerin temsilcisini ancak işçiler görevden alabilir. Seçilmiş İmamoğlu’nun görevden alınmasının seçilmiş işçi temsilcisini görevden almaktan ne farkı var? Bizler ülkenin ikinci yüzyılına girerken seçilmişlerin görev hakkının gasp edilmesine karşı çıkmayacaksak nerde demokrasi, nerde adalet?

*Utku Gümrükçü dört aydır sözleşmeyi yenilememek için ısrar ediyor, işçiyi tanımıyor durum böyle olmasına rağmen Utku Gümrükçü görevden alınsındemeyiz. Sonuçta seçilmiş. Dişe diş mücadele ederiz. Ancak görevden almak meydandan kaçmaktır, meydanı boş bırakmaya çalışmaktır. Çiğli işçisi meydanı kimseye bırakmaz. Utku Gümrükçü göz korkutmaya çalışıyor. Ne yazık ki işçi dostları olarak bildiklerimiz de bu oyuna ortak oluyor. Ekmekle oynanıyor. Kimse ekmeğe, aşa dokunmasın. Bizim aramızda farklı partilerden işçiler var. Tek derdimiz ekmek.

*Hizmetin kalitesi için iş huzuru gerekir, biz iş huzurunu sağlamak istiyoruz ve bir kez daha herkesin önünde çağrı yapıyoruz: Sayın Utku Gümrükçü, sende biliyorsun ki işçi uçuk ücretler istemiyor. Kendi ayak oyunlarınıza bizi dahil etmeyin. Haklarımızı verin bizler de görevimiz olan hizmeti sağlayalım. Gelin masaya oturun, taleplerimizi kabul edin. Temsilci arkadaşlarımız da göreve iade edilsin. Biz anlaşılmak için ayrıca bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’yla bir heyetle birlikte görüşme talebimizi kamuoyu önünde iletiyoruz.”

kaynak: Metehan UD/EGEDESONSÖZ

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL