MHP ile CHP arasında ‘şamar oğlanı’ tartışması!

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, ” CHP ve onun sözcüleri Türkiye’nin meselelerine makul ve mantıklı çözümler üretemeyince çareyi çirkeflik, kavga ve husumet siyasetini TBMM’ye, parti kongrelerine ve meydanlara taşımakta bulmuşlardır. CHP, ebedi muhalefete mahkum olmanın verdiği hırçınlıkla uzlaşmaz, kavgacı, asi ve kirli siyaseti parti misyonu haline getirmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Büyükataman, yaptığı yazılı açıklamada, başta MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli olmak üzere MHP ve camialarının, CHP tarafından hedef tahtasında tutulmaya devam edildiğini belirtti.

CHP Grup Başkanvekili’nin, izansızca MHP’ye “şamar oğlanı” benzetmesi yaptığını, daha sonra da özrü kabahatinden beter denecek nitelikte açıklamalarına devam ettiğini vurgulayan Büyükataman, şu görüşlerini paylaştı:

“Öncelikle hatırlatmak isteriz ki CHP, tarihi kodlarıyla hiçbir şekilde bağdaşmayacak şekilde Kuvvacıların, Müdafaa-i Hukukçuların ve aziz Atatürk’ün kemiklerini sızlatacak bir biçimde HDPKK’nın ‘şamar oğlanı’ rolüne razı olmuştur. Bu razı oluş ise maalesef CHP’ye bir karakter özelliği kazandırmıştır. TBMM’de atılan ‘Kürdistan’ naralarını ‘düşünce özgürlüğü’ olarak tanımlayan, daha önce de ifade ettiğim gibi ‘PKK’nın don lastiği’ olmuş CHP, ‘şamar oğlanı’ rolüne razı olduğu için herkesi öyle görüyor olabilir. Bu sebeple akla tek ihtimal gelmektedir ki CHP, dünyayı da öyle algıladığı için tamamıyla bilinçaltını dışa vurmaktadır.”

Büyükataman, Cumhuriyet’in kurucu kahramanlarıyla ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile yolunu ayıran, Cumhuriyet’in değerleriyle kavgalı olan, Cumhuriyet’in üzerine inşa edildiği “üniter-ulus devletin” düşmanlarıyla kol kola giren ve “numaralı Cumhuriyetçiler” ile aynı hizada bulunan bir partinin adında “Cumhuriyet” olmasının da ayrı bir çelişki olduğunu vurguladı.

“TOKATÇILIK EĞİLİMİ CHP’NİN İÇ MESELESİDİR”

Büyükataman, şunları kaydetti:

“Merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin, ‘Bu adam öylesine pis, mülevves ve kirli ki Akdeniz’e düşse o deniz Karadeniz haline gelir.’ dediği adamların tipik numunesi olan bu zata tavsiyemiz, kirli ağzına partimizi almamasıdır. Mezkur şahsın bu tavrı, diğer yanıyla şaşırtıcı değildir. Balığın baştan kokması, cemaatin imamla yarışması misali CHP Genel Başkanı’nın politika kürsüsünde rakiplerine en yakışıksız ifadelerle saldırmak suretiyle politik rekabetin düzeyini ‘Mariana Çukuru’nun bile altına düşürdüğü bir dönemde, partisinin Grup Başkanvekili’nin zıvanadan çıkması çok da sürpriz olmamıştır.

İmamın ruhi muvazenesini ve sağduyusunu kaybedip ölçüyü kaçırması durumunda, cemaatinin de akıl sağlığını yitirmesi ve cemaat içinde ‘ön alma, rol kapma yarışının’ başlaması kaçınılmazdır. CHP ve onun sözcüleri Türkiye’nin meselelerine makul ve mantıklı çözümler üretemeyince çareyi çirkeflik, kavga ve husumet siyasetini TBMM’ye, parti kongrelerine ve meydanlara taşımakta bulmuşlardır. CHP, ebedi muhalefete mahkum olmanın verdiği hırçınlıkla uzlaşmaz, kavgacı, asi ve kirli siyaseti parti misyonu haline getirmiştir.”

Büyükataman, çizmeden yukarı çıkmayı, aşağılık küfür ve iftiralarla rakiplerini küçük düşürme gayretini marifet belleyen CHP’lilerin, bu yolla halkın teveccühünü kazanacaklarını sanmalarının “akıllarını peynir ekmekle yemek” anlamına geleceğine işaret etti.

Büyükataman, bahse konu Grup Başkanvekili’nin çirkin ifadelerini kendisine ve partisinin Genel Başkanı’na iade ettiklerini vurguladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Top