Cumartesi, Ekim 21Bayraklı Haber

Yörük Türkmenler: Kerkük Vatandır, Çaldırmayacağız!

Türkiye’nin çeşitli yörelerinde faaliyet gösteren Yörük-Türkmen Dernekleri, Federasyonları ve Konfederasyonlarının ortaklaşa düzenlediği “Kerkük Vatandır, Çaldırmayacağız” mitingi Anıtkabir’de Atatürk mozolesine çelenk konulup, saygı duruşunda bulunulması ile başladı.

Mitinge Türkiye Yörük-Türkmenleri yanında Kerkük ve Azerbaycan’dan da katılımlar oldu. Anıtkabir’de düzenlenen törenden sonra Anadolu Meydanı’nda (Tandoğan) toplanan katılımcılar, emniyet tedbirleri altında kendilerine tahsis edilen alanda sohbet ederek, hatıra fotoğrafları çektirdiler. Hüdavendigar Yörük Türkmen Federasyonu başkanı Fahrettin Beşli’nin yaptığı miting açılış programı, Kerkük şiirlerinin okunması ile devam etti. Şiirlerin okunmasının ardından ise yurdun dört bir yanından mitinge katılan dernek, federasyon ve konfederasyonların isimleri ilan edilerek, mitinge destek olanlara, Kerkük ile Azerbaycanlı ve diğer kurumsal katılımcılara teşekkür edildi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından Oğuz Boyları Yörük Konfederasyonu onursal başkanı Niyazi Çapa tarafından dua ve âmin sesleri meydanı inletti.

‘Rahman ve Rahim olan Cenabı Allah’ın doksan dokuz adıyla…

Can Kerkük için düzenlenmiş olan toplantımıza ülkemin dört bucağından gelen Yörük-Türkmen dernek, federasyon, konfederasyon, vakıf bütün kardeşlerim, Aksakallılarım, Bacı Beylerim, delikanlılarım, bugün yapacağımız bu etkinliğimizin hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.

Milletçe birliğimiz, dirliğimiz bozulmasın Yarabbi. Dünyanın her yerinde Türk ve Müslüman kanı akıtan, zulüm yapan zalimleri Kahhar ismi celilenle kahreyle Yarabbi. Gökte dalgalanan Al bayrağım inmesin, minarelerden ezanı Muhammedi dinmesin, ecdat yadigârı vatanımız bölünmesin diye kanını, canını veren şehitlerimizi peygamber efendimize komşu eyle Yarabbi. Bu uğurda kanını akıtan, nice uzuvlarını bırakan şanlı Gazilerimize Şafi ismi şerifinle şifalar ver Yarabbi.

Yarabbi, sadece ve sadece Allah’a ibadet edip, devletine itaat eden, bu aziz milletimizi, iki cihanda aziz eyle Yarabbi. Milletçe şehit cenaze namazları kılmaktan benim milletim yoruldu Yarabbi. Bu musibetleri başımızdan al, şükür namazları eda edelim Yarabbi.

Necip Türk milletimizi, şanlı ordumuzu, güvenlik güçlerimizi sen muzaffer eyle Yarabbi.

Yarabbi, ülkemiz ihtilaller gördü. Ezanları, selaları susturdular. Şükürler olsun sana ki ülkemiz selalar gördü, ezanlar gördü, ihtilali, ihtilalcileri susturdu elhamdülillah. 15 Temmuz’da olduğu gibi dirilişe geçen milletimiz tekrar diriliş halindedir. Ben 15 Temmuz selalarını anımsatarak, selanın sözleriyle duamı bitirmek istiyorum.

Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Rasulallah!

Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Habiballah!

Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin!

Ve Selamün Alel Mürselin

Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin! El Fatiha!

Hayırlı olsun, mübarek olsun efendim, saygılar sunuyorum’

Okunan duanın ardından Irak Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği başkanı Abbas Türkmen’in, Kerkük referandumu ve Irak’ın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türkmenlerin durumları hakkında yaptığı konuşması katılımcılar tarafından tezahüratlarla alkışlandı.

‘Sayın Yörük Türkmen birlik, dernek, federasyon, başkan ve üyeleri, değerli hemşerilerim, değerli sivil toplum ekipleri temsilcileri, hepinizi candan selamlıyorum. Bize destek verdiğiniz için burada bulunduğunuz için çok çok teşekkür ederim. Kerküklüler adına, Irak Türkmenleri adına hepiniz sağ olun, var olun.

Sevgili hemşerilerim öz ve öz Türk yurdu olan Musul, Erbil, Kerkük bugün kendini bilmez, arkasında Batı ve ABD Emperyalist güçlerini alan peşmerge Kerkük’te bir defakto yaratarak Kerkük’ü kendilerine bağlama hevesine kapılmıştır. Bugün orada oynanan oyun görüldüğü kadar basit bir oyun değildir. Bu oyunun arkasında Türkiye’yi de bölüp, parçalamak isteyen süper güçler bulunmaktadır.

Kerkük, Erbil, Musul, Telafer’in Türkmen oluşu bu plana engeldir. Buraların ele geçirilmesi Türkiye’yi arkadan vurmaktır. Sinsi emellerine ulaşmak için bir basamaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devletini Deaş, Pkk, Fetö ve 15 Temmuz hain darbe kalkışması ile yok etmeyi beceremeyen bu bedbahtlar bu sefer durup dururken Barzani denilen adamı sahneye sürerek, hiç de vakti, saati, gereği yokken bir bağımsızlık lafı ile Ortadoğu’yu bir barut fıçısı haline getirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin geçmişte ve şimdi kendilerini ne kadar koruyup, kolladığını hiçe sayarak, göz ardı ederek, sonuçta kan ve gözyaşı getirecek bu sinsi Emperyalist planın bir parçası olmaktadırlar. Devletimiz elbette bu oyunun farkında olup, gereken dersleri onlara vermekten çekinmeyecektir. Bugün Kerkük’ün bütün cadde ve sokakları bayrak ve Barzani posterleriyle süslenmiş durumdadır. Her gün, her saatte gövde gösterileri yapılmakta ve referandum günü yaklaştıkça baskılarını arttırmaktadırlar.

Hiç unutulmasın ki bu adamlara Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1991’den beri sahip çıktı. 1996’da Barzani ve Talabani birbiriyle çarpışırken Türkiye Cumhuriyeti Devleti Barzani’yi koruyup, kolladı ve bugün hayatta kalmasına sebep oldu. Ama onlar 96’da Saddam güçleriyle birleşip, Saddam güçlerini Erbil’e soktular. Orada 26 masum Türkmen vatandaşımızı alıp götürdüler. Ve bugüne kadar halen cenazeleri dahi bulunmadı.

İşte bu insanlar bugün Türkiye’nin elini uzattığı merhamet, şefkat elini geri çevirmekteler, ret etmekteler. İnanın sevgili arkadaşlarım bu plan büyük bir plandır. Bunun arkasında demin dediğim gibi Türkiye’nin bölünüp, parçalanması söz konusudur. Buna engel de Irak Türkmenleridir.

Genel olarak Kerkük diyorum. Kerkük dediğimiz zaman bütün Irak Türkmenlerini kapsamakta. Irak Türkmenleri onlar için bir engeldir. Oradaki Türkmenleri kaldırdıkları takdirde bu emellerini çok kolay bir şekilde gerçekleştirecektir.

Hiç unutmayın ki bundan 90 sene önce Atatürk bir meclis konuşmasında der ki ‘Efendiler, efendiler! Bugün Kerkük giderse, yarın Diyarbakır gider.’ Çok doğru söylemiş Ulu Önderimiz. Gerçekten bugün Türkiye’nin tek dayandığı nokta Kerkük, Erbil, Musul, Telafer’in Türk olmasıdır. Bunları koruyup kollamak Türkiye Cumhuriyeti’nin asli görevidir, vazifesidir. Ümit ederiz bugün yapılacak olan Milli Güvenlik Kurulu ve Arkasından Bakanlar Kurulu toplantısında bu plana dur denecek önlemler çıkacaktır. Gözümüz, kulağımız akşam haberlerinde, inşallah böyle bir sonuca varılır.

Sevgili Yörük-Türkmen kardeşlerim demin dedim ki Kerkük derken bütün Türkmeneli’ni kapsamaktadır. Orada yaşanan katliamları isterseniz sırayla sayayım sizlere… Tuzmurhatu, Tazehurmatu, Altınköprü, Duhok, Mendeli bütün bölgelerde sinsi sinsi planlar sinsi katliamlar yapılmakta ve halen devam etmektedir.

Bugün peşmerge güçleri Kerkük’ün resmen hâkim durumdalar. Maalesef Bağdat Merkezi Hükümetinden hiç çıt çıkmıyor, hiç de karşı koymuyorlar. Sayın cephe başkanımızın tekrar tekrar dile getirdiği şeklinde Bağdat Merkezi Hükümetinin gerek askeri gerek polisi Kerkük’ü sevk etmesi gerekirken hiçbir asker, polis Kerkük’ gelmedi. Türkmenler kendi kaderlerine o peşmergelerle baş başa bırakıldı.

Bu faşist uygulamalara bir son vermenin vakti geldi ve geçmektedir. Bunu da bu yüce devletimizden beklemekteyiz. Burada bize destek veren, hazır bulunan Yörük-Türkmen-Türkeli bütün arkadaşlarımıza, kardeşlerimize saygı, selam ve muhabbetlerimi sunarım. Allah’a emanet olun.’

Daha sonra program tekrar Kerkük şiirleri ile devam etti.

Okunan son şiirden sonra Türk Boyları Konfederasyonu Genel Başkanı Durhasan Koca bir konuşma yaptı:

‘Sayın misafirler, kıymetli Yörük-Türkmen Beyleri ve hatunları, basınımızın mümtaz temsilcileri, Kerkük ile ilgili basın açıklamamız için verdiğiniz destekten son derece mutluyuz. Kerkük’ten yükselen çığlık yüreğimizi yakıyor. Devletimizi yöneten değerli yöneticiler, yetkili ve yetkili makamlarda olanlar, iktidarıyla, muhalefetiyle sayın siyasetçiler, zulme, katliama uğrayan Türkmenlerin yükselen çığlıklarına çare olalım. Türkmen deyince Kerkük, Kerkük deyince Türkmen akla gelir. Türkmen şehri Kerkük’te Türkmenler yerinden, yurtlarından ediliyor. Katliamla yüz yüze gelmek üzereler. İsrail hariç sözde hariç bütün dünya ülkelerinin muhalefetine ve Birleşmiş Milletlerin uyarılarına rağmen Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimi referandum yapmakta ısrar etmektedir.

Bakın Kerkük’ün nüfusu 2003 yılında sekiz yüz elli bin. Bugün bir milyon altız yüz elli bin. Geçenlerde Kerkük milletvekilimiz, Irak Türkmen Meclisi Başkanımıza sorduk, dedik ki bu nüfus nasıl oldu? Dedi ki bir kişi hem Duhok’ta hem Erbil’de hem Kerkük’te kayıtlı. Şimdi yıllarca Türkmenler ezildiler ve bunları gündeme getirdik. Ama herkes kulak astı. Irak Federal Mahkemesi referandumu kanunsuz kabul etmesine rağmen Barzani’nin referandumun yapılmasına ısrarcı olması siyasi bir intihardır. Irak’ın kuzeyindeki Kürt parlamentosunda bile yüz on bir üyeden sadece altmış üçünün referanduma evet demesi referandumun ne kadar yanlış ve tehlikeli bir adım olduğunu göstermektedir.

Barzani’nin ana hedefi Kerkük’tür. Birkaç günden beridir özellikle masum ve silahsız Kerkük’lü Türkmenlere uygulanan taciz ve yıldırma faaliyetleri artarak devam etmektedir. Bu baskıların durdurulmasını ve bizden çok daha ucuza verilen elektriğin kesilmesini istiyoruz. Değerli Yörükler, Türkmenler bugün dünyanın gözü, kulağı Türkiye’de. Bakınız 2015 yılında Türkmenistan’ın bağımsızlık yıl dönümü dolayısı ile oradaydım. Ve Türkiye’den geldim deyince, kırk altı ülkeden gelen delegelerin gözleri açılıyor. Yani Türk dünyası diyor ki bizim huzurumuz, her şeyimiz Türkiye. O zaman bugün, buradan bizzat yöneticilerimize sesleniyoruz. Biraz önce Irak Türkmen Derneği başkanımız bahsetti. Milli Güvenlik Kurulu toplantımız var. Temenni ediyoruz, ülkeyi yöneten değerli insanlar bugünkü o toplantıda bizlerin ve Kerkük’te inleyen kardeşlerimizin derdine çare bulurlar.

Allah şunu göstermesin. Bakın eğer Pazar günü referandum olur ise bu dünyada yeni bir savaşın olmazsa olması gibi görünüyor. Biz bunu istemiyoruz. Çünkü Türkler her zaman kardeşliği, barışın, sevginin yanında olmuştur. Türkler dünyaya sevgiyi, adaleti, hoşgörüyü getirmişlerdir. Temenni ederiz ki Barzani denilen cani bu kararından vazgeçer ve dünyanın yeni bir kaosa sürüklenmesi önlenmiş olur. Hepinize geldiğiniz için Kerkük’ümüzü desteklediğiniz için bizleri yalnız bırakmadığınız için saygılar sunarım. Ne mutlu Türküm diyene.’

Daha sonra “Kerkük Vatandır, Çaldırmayacağız” basın ve kamuoyu bildirisi, tertip komitesi adına, Türkiye Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Genel Başkanı İrfan Tatlıoğlu tarafından okundu.

 

“KERKÜK VATANDIR, ÇALDIRMAYACAĞIZ.”

KAMUOYU BİLDİRİSİ

‘Türk Milleti olarak; ata mirası bu toprakları yurt tutmak için çok bedel ödedik; çok badireler atlattık. Muhafaza etmek için de daha nice belaları; birlik ve beraberlik gücünün hikmeti ve Allah’ın izni ile bertaraf ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Bu tehdit ve tehlikelerden yeni bir tanesinin ayak seslerini kapımızın eşiğinde duyuyoruz. Şer güç odakları, Ortadoğu coğrafyasında yeni bir dönüşüm ve bölüşüm projesini; ülkemizin de bir parçasını kapsayacak şekilde hayata geçirmeye çalışıyorlar. 1991’deki müdahale ile başlatılan Irak’ın Kuzeyinde otonom bir yapının inşası 2003’de Irak’ın işgaline kadar sürdü. 10 Nisan 2003 tarihinde peşmergeler Kerkük’e saldırıp, şehri yağma ettiler. Tapu ve Nüfus Dairelerindeki kayıtları yok ederek, Türk izini Kerkük’ten silmeye kalktılar. 2005’ten itibaren de orası dünyaya Kürt bölgesi olarak servis edilmeye başlandı. Son dönemde, bu maksada yönelik olarak üretilen eli kanlı terör örgütleri marifeti ile bölge yaşanamaz hale getirildi. Bölgenin asli unsurları olan Türkmenlere saldırarak; bölgeyi boşaltmaya ve kendi himayelerindeki azınlıkları çoğaltmaya koyuldular. Devlet ve kanunun ortadan kaldırıldığı Irak’ta; işgalcilerle işbirlikçileri, Kerkük’ü Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) bağlanmasını; ardından da bir müstakil Kürt Devleti kurulmasını hedeflediler. Bunu da 25 Eylül 2017 günü Kerkük’te referandum yaparak başlatmak istiyorlar.

Bu arada sözde dostumuz ve müttefikimiz ABD; bir yandan Barzani’yi referandumdan vazgeçirmeye çalışır görünürken, diğer yandan Kerkük’ün kuşatılmasına yönelik hazırlıklara destek veriyor. Beyaz Saray’ın sömürge valisi, evvelce Irak’ın yüzde 40’ını vaat ettikleri Barzani’ye “Referandumu şimdilik ertele, Kerkük’ü de Kürt bölgesine dâhil edelim” teklifini sundu. Gelişmeler Türkiye, İran ve Suriye gibi devletlerle birlikte; Türkmenler başta olmak üzere Kürtler ve Araplar da dâhil, bölgedeki tüm kesimlerin bekası, huzuru ve güveliği için tehlike teşkil etmektedir. Esas mesele sadece referandumun ertelenmesi veya iptali değildir. Asıl mesele, oradaki Türkmenler başta olmak üzere, Kerkük halkının izlerinin silinmesi ve bin yıllık Türk yurdu olan Kerkük’ten Türk mührünün kazınmak istenmesidir. Oradaki bir avuç petrol yüzünden Kerkük halkının huzurunun kaçmasını asla kabullenmeyiz. Kerkük bizim için başkalarının petrol hesaplarından daha derin mana ve daha büyük değer içerir. Türkmenlere mülk olan Kerkük, Türk dünyasının Ortadoğu’daki en önemli merkezidir. Türk coğrafyasının bir kalesi Ankara, bir kalesi de Kerkük’tür. Gelişmeleri sükûnet ve sabırla takip ediyor olmamız kimseye yersiz cesaret vermesin. Uysallığımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyet ettiği “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” prensibine sadakatimizden kaynaklanıyor. Oğuz’un, Alpaslan’ın Ertuğrul’un, Fatih’in, Yavuz’un fetih ruhu bağrımızda; pusatlarımızı sakladığımız yer hatırımızdadır. Biz tarihimizi unutmuyoruz. Bu size nasihatimizdir,  siz de unutmayın. Unutanlara ‘Osmanlı Tokadı’ ile hatırlatıyoruz.

Düne kadar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin avlusunda şefaat dilenen Barzani’nin; oyunu kuranlardan başkasına hayrı olmayacak bu cücük devlet hayali bir anda kâbusa dönüşebilir. Bir gece ansızın gelebiliriz. O’nu Türk yurdu Kerkük’te Türk adaleti ile yargılayıp; Türk usulüne göre cezalandırabiliriz. Bölge halkının da gelişmeleri dikkatle takip edip, bu oyunun piyonu olmayacağını ve Irak’ın toprak bütünlüğünü isteyeceğini gayet iyi biliyoruz. Çünkü bu ince hesaplar tıkanıp; ayak oyunları sona erdiğinde yine bu toprakların kadim sakini olarak bizler baş başa kalacağız. Kerküklü kardeşlerimize de buradan sesleniyoruz: Biz burada olduğumuz sürece, yanınızda olduğumuzu kesinlikle unutmayın. Hiç kimseden korkmayın. Hiçbir şeyden çekinmeyin. Siz bizim canımız, kanımız, akrabamız, gavim gardaşımızsınız. Siz huzurlu olursanız biz huzurluyuz. Sizlerle kaderimiz, kederimiz, tarihimiz, imanımız bir olduğu gibi, yüreklerimiz de bir atıyor. Kerkük bütün sorunlardan daha öncelikli, tüm siyasi ve fikri farklılıklarının üzerindedir. O nedenle siyasi parti genel başkanlarının Yenikapı Ruhu örneğindeki gibi aynı yer ve zamanda müşterek bir irade ortaya koymalarını özellikle istiyoruz ve buna da hakkımız olduğunu düşünüyoruz.

Kerkük meselesini dünyada bir tek Türkiye Cumhuriyeti kendisine dert edinmiştir. Devletimizin bu konudaki duruşunu yaptıklarını yapacaklarını dikkatle umutla ve heyecanla takip ediyoruz. Türk Milleti olarak bizler topyekûn devletimizin yanındayız. Her milli meselede olduğu gibi yine Devlet-Millet bütünleşmesinin en önemli örneğini sergiliyoruz. Devletimizin; gerek uluslararası ilişkilerdeki vakur duruşu, gerek Irak ve Suriye özelindeki Ortadoğu meselelerine radikal yaklaşımı ve gerekse de Barzani’ye karşı tavizsiz kararlı tutumu, biz Yörük Türkmen Camiası başta olmak üzere Türk Milletine umut ve gurur vermeyi sürdürecektir.
Bu ülkenin asli unsurları olarak, bu konuda üzerimize düşen her türlü göreve talibiz. Bizler tarihin hiçbir döneminde korkaklık ve tereddüt etmeyen bir milletiz. Büyük oyun oynanıyor ve Kerkük Türk’ten çalınıyor. Biz milletçe buna seyirci kalmayacağız. Türkiye’nin 81 ilinden gelip burada toplanan bizler; Türk Milletinin bütünleşmiş iradesi ve bunun da cümle âleme ifadesiyiz. Kerkük vatandır; biz de vatandaş. Biz bu vatan uğruna şehit oluruz, tarihi de buna şahit… Varlığımız Türk varlığına armağan olsun.’

Okunan kamuoyu bildirisinden sonra ‘Kerkük vatandır, Kerkük Türk’tür, Türk kalacak, Barzani şaşırma, sabrımızı taşırma, bir gece ansızın gelebiliriz’ sloganları ile dünyaya seslenen Yörük-Türkmenler daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

* Kaynak: www.yorukgazetesi.com

-Haber-Fotoğraf: Şahin Efe Yılmaz

☾✫ Bayraklı Haber

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir